Özel Öğretim Derneği (ÖZDER) Konya Şubesi Özel Okul Kurucularıyla “Özel Okullar Birlik Toplantısı’nda Bir Araya Geldi.

Özel Öğretim Derneği (ÖZDER) “Özel Okullar Birlik Toplantısı”na yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda özel okul kurucusu katıldı. Özel Öğretim Derneği (ÖZDER) Özel Okullar Birlik Toplantısında konuşan Konya ÖZDER Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Gülcemal; “Yapılan çalışmalar ve harcanılan emek açısından bakıldığında Konya Özel okulculuğu gerek fiziki mekânlar gerekse eğitim öğretim kadroları açısından Türkiye bazında değerlendirildiğinde üst düzey hizmet vermektedir diyebiliriz. Fakat bu hizmetin karşılığı hem ekonomik olarak alınamamakta hem de yeterince takdir görmemektedir diye düşünüyorum. Bu sebeple özel okulların birlik olabilmesi, birlikte hareket edebilmesi, sorunlara kolay çözüm bulunabilmesi açısından büyük önem kazanmaktadır. Birlik olunabilmesi, aramızda iyi bir iletişimin olması, kaliteli bir rekabet ortamı hazırlayacak bu da bizi eğitimde daha da üst sıralara taşıyacaktır. Böyle bir birlik ortamı, bizi hem veliler hem de çalıştırdığımız personel açısından da güçlendirecektir. Hali hazırda velilerden aldığımız eğitim ücretleri ortada. Verdiğimiz eğitimin kalitesi ve maliyetler düşünüldüğünde Türkiye bazında oldukça düşük bir ücretle eğitim veriyoruz ki bu da hepimizin malumu. Yine Türkiye bazında değerlendirildiğinde çok yüksek ücretlerle öğretmen istihdam ettiğimiz de söylenebilir. İşte birlik olduğumuzda, aramızdaki iletişimi güçlendirdiğimizde bütün bu sorunları tafsilatlı olarak konuşabilecek ve daha kolay çözüme ulaşabileceğiz.” dedi.

Toplantıya katılan ÖZDEBİR Genel Başkanı Naci Atalay ise, özel okulculuğun karşı karşıya olduğu sıkıntıları dile getirerek özel okul sayılarına dikkat çekti. ATALAY; “Özellikle özel okul sayısının artmasına rağmen özel okulda okuyan öğrenci sayısının düşmesi birçok kurumu sene sonunda zor durumda bırakacak. Özel okulların karşılaştığı problemleri sürekli her platformda ve bakanlık yetkililerine iletiyoruz. Çözüm önerileri için ve birlik sağlanması adına bu tür toplantılar ve birliktelikler önem arz etmektedir. Bizleri bu etkinliği düzenleyerek bir araya getiren ÖZDER yönetimine teşekkür ederim.” diyerek sözlerine son verdi.

Toplantıda söz alan özel okul kurucuları özel okulculuğun sürecini değerlendirerek karşılaşılan problemlerde birlik ve beraberlik içerisinde olunması gerektiğinin altını çizerek düzenlenen birlik toplantısının önemine dikkat çektiler.

Özel Öğretim Derneği (ÖZDER) Konya Şubesinin Bayır Diamond Otel’de düzenlemiş olduğu “Özel Okullar Birlik Toplantısı” yemek ve toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.

Artı Eğitim Dergisince düzenlenen 6. Eğitimde Başarı Ödülleri Programında; ÖZDER Genel Başkanı, Çözüm Eğitim Kurumları Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Akça’ya “Yılın Eğitime Katkı” ödülü verildi.

Artı Eğitim Dergisi’nin düzenlediği “6. Yılın Eğitimde Başarı Ödülleri” sahiplerini buldu. İstanbul Marriott Hotel’de gerçekleşen, 17 kategoride eğitim dünyasının önde gelen isimleri ve kurumların ödüllendirildiği törende, ÖZDER Genel Başkanı Ahmet Akça, “Yılın Eğitime Katkı” ödülüne layık görüldü.

Eğitim sektöründen dernek başkanları, okul kurucuları, Milli Eğitim Bakanlığı bürokratları, yöneticiler ve öğretmenler ile çok sayıda davetlinin katıldığı ödül töreninde yapılan konuşmalarda, eğitim dünyasının daha sık bir araya gelerek sorunlarının tartışılması, çözüm yollarının ortaya konulması ve eğitimin güncel sorunlarına dikkat çekildi.

Artı Eğitim Dergisi’nin gerçekleştirdiği 6. Yılın Eğitimde Başarı Ödülleri’nde Yılın Eğitime Katkı ödülünü alan ÖZDER Genel Başkanı Ahmet Akça, “Eğitim bir milletin, bir ülkenin geleceğidir. Eğitim sistemimizin en iyi noktaya gelmesi adına bizler de ÖZDER olarak katkı sunma gayretindeyiz. Bizleri bu ödüle layık gören Artı Eğitim Dergisi’ne teşekkür ediyorum. Bu değerli ödülü, öğrencilerimiz ve yönetimimiz adına alıyorum” şeklinde konuştu.

Programda Genel Başkan Ahmet Akça’ya; ÖZDER Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Yalçın eşlik etti.

Her yıl düzenlenen ve binlerce öğrencinin katıldığı, gerçek sınav deneyimiyle başarıya bir adım daha yaklaştıran ÖZDER LGS Deneme Sınavı bu yıl 8-9 Kasım 2019 tarihinde gerçekleşti.

Tüm Türkiye genelinde gerçekleşen ÖZDER LGS Deneme Sınavına, 31 bin kişi katılım sağladı. Yüksek katılımla gerçekleşen ÖZDER LGS Deneme Sınavına katılım gösteren herkese teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.



ÖZDER LGS Deneme Sınavı Cevap Anahtarı için;
https://www.ozelogretim.org.tr/wp-content/uploads/2019/11/8ozder1ca.pdf

Yaklaşık 18 milyon öğrenci 2019-2020 eğitim öğretim yılının ilk ara tatilini 18-22 Kasım’da yapacak. Ara tatilde öğrenciler karne almayacak ve bu dönemi verimli geçirmeleri amacıyla 81 ilde etkinlikler düzenlenecek. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ilk ara tatilde öğrencilere yönelik “18-22 Kasım 2019 Ara Tatil Etkinlik Programı”nı hazırladı. Bu programda, “gezi”, “sağlık, doğa ve çevre”, “bilgi ve teknoloji”, “iletişim”, “okuryazarlık”, “sanatsal faaliyetler”, “sportif faaliyetler”, “araştırma ve gözlem”, “oyun oynama ve bulmaca çözme”, “sosyal sorumluluk”, “günlük yaşam becerileri”, “el sanatları”, “bilim”, “yardımlaşma”, “kariyer planlama” ve “aile günü” olmak üzere 16 ana başlık yer alıyor.

Öğrenci ve velilerin illerde yapılacak etkinliklerin bilgisine ulaşabilmeleri amacıyla “aratatil.meb.gov.tr” sitesi de hazırlandı. Yarın akşam itibarıyla bu siteye ulaşabilecek veliler, ilde 5 gün boyunca yapılacak ara tatil etkinliklerini görebilecek. Mesleki çalışma programı MEB, 18-22 Kasım’da yapılacak ilk ara tatil döneminde öğretmenler için de sanatsal, sportif, sosyal ve kültürel aktivitelerin yer aldığı mesleki çalışma programı hazırladı. Programda, öğretmenlerin, öğrenci ve velilerle katılabileceği sanatsal, sportif, sosyal ve kültürel faaliyetlere yer verildi. Bu çerçevede ara tatilde öğretmenlere yönelik konser, opera, halk oyunları, resim ve heykel sergileri gibi etkinlikler yapılacak. Ayrıca, voleybol, basketbol, masa tenisi, futbol gibi spor müsabakaları ile şiir, hikaye, kompozisyon yarışmaları düzenlenecek. Programa göre, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 18 Kasım’da, Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden canlı yayınla öğretmenlere seslenecek. Aynı gün öğretmenler, eğitim öğretim yılının ilk ara tatiline kadar geçen sürede yapılan eğitim öğretim faaliyetleri ile 2023 Eğitim Vizyonu kapsamındaki çalışmaları değerlendirecek. Ayrıca, öğretmenler, yazılım geliştirme ve zeka oyunları uygulamaları, müze, masal anlatıcılığı, halk oyunları, Türkçenin kullanımı ve diksiyon, kariyer rehberliği, okulda ilk yardım, öğrencilere çevre bilinci kazandırma, robotik ve kodlama, teknoloji ve madde bağımlılığıyla mücadele eğitimi gibi konularda mesleki çalışma faaliyetlerinde bulunacak.

Çalışma Takvimi

“Yeni Eğitim Öğretim Çalışma Takvimi Modeli”ne göre 18-22 Kasım’da yapılacak ilk ara tatilin ardından ilk dönemin ikinci yarısı 25 Kasım’da başlayacak. Yarıyıl tatili 20-31 Ocak 2020 tarihleri arasında olacak. İkinci yarıyıl eğitim-öğretim dönemi 3 Şubat 2020’de başlayacak. İkinci ara tatil ise 6-10 Nisan 2020’de olacak, 13 Nisan’da başlayacak ikinci dönemin ikinci yarısı ise 19 Haziran’da tamamlanarak 11 haftalık yaz tatiline girilecek.

Kaynak: www.ntv.com.tr

ÖZDER Yönetim Çalıştayı Programı, Kızılcahamam Çam Otel Convention Center’da yoğun bir katılımla gerçekleşiyor. Program kapsamında Özel Öğretim Derneği Yönetim Kurulu, ÖZDER Genel Başkanı Ahmet Akça Yönetiminde bir araya geldi. Açılış konuşmasını yapan Ahmet Akça, ÖZDER’in “Özverili Çalışma ve Erdemli Rekabet” ilkesiyle ÖZDER’in önemli bir sorumluluğu yerine getirdiğini ifade ederek, eğitim sistemi ile üyeler arasındaki ilişkinin ve diyalogun güçlendirilmesinin önemini vurguladı.

1 Kasım 2019 Cuma günü gerçekleşen 1. Oturumda, ÖZDER Komisyon Çalışmaları, İl Temsilcilikleri Çalışma Usul Ve Esasları, Üye İşlemleri Ve Aidatlar, ÖZDER Türkiye Geneli Deneme Sınavları konuları ele alındı.

Özel Öğretim alanındaki gelişmelerin değerlendirildiği Çalıştayın 2. gününde ise Özel Okul Piyasası Düzenlenmesi, Kota, Teminat, Teşvik, Vergiler, Kurucular, Özel Okul Da Kalite Standartlarını Yükseltmek İçin Yapılması Gerekenler, Okul Dışı Destek Kurslarının Durumu ve Özel Okula Etkisi, Genel Değerlendirmeler, Özel Okulların Hizmet İçi Eğitimleri, ÖZDER Akademi konu başlıkları istişare edilecektir.

Ayrıca çalıştayda, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümünde Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feridun Sezgin ile Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Yaman, Türkiye’deki Özel Okullar ile ilgili sunumlarını gerçekleştirecekler.

ÖZDER Yönetim Çalıştayı Programına ÖZDER Yönetim Kurulu Üyeleri;
Ömer Günaydın (ÖZDER Genel Başkan Yardımcısı- Aziziye Eğitim Kurumları), Mustafa Aydın (ÖZDER Genel Sekreteri), Ayhan Çetinkaya (Gülnihal Eğitim Kurumları), Nuran Altunbaş (Çağrı Eğitim Kurumları), Davut Karagöz (Darüşşifa Eğitim Kurumları), Ahmet Sacit Bulut (Pınar Eğitim Kurumları), Basri Işıksar (Çözüm Akademi Okulları), Cemil Keskin (Safir Eğitim Kurumları), Yusuf Yalçın (Birikim Eğitim Kurumları), Hasan Cahit Koç (Konya Pema Eğitim Kurumları) Yahya Kıraç (Onur Eğitim Kurumları), Muharrem Turşucu (Konya Gençlik Eğitim Kurumları), Mustafa Gürleyik (Çağrı Dil Kursu), Büşra Yıldırım (MY Okulları), Kadir Kaya (Çağrı Eğitim Kurumları, Nihal Karaoğlu (Gülnihal Eğitim Kurumları), Rıza Budak (Diyanet Vakfı Eğitim Kurumları), Mehmet Coşar (Karaman Eğitim Kurumları), Ali Bulut (Pınar Eğitim Kurumları), Hatice Kınık (Çağrı Eğitim Kurumları) ve Abdullah Öztürk katılım göstermiştir.

Eğitim; bireye olumlu davranışlar kazandıran, bir mesleğin bilgi, beceri ve tekniklerini öğreten bir süreçtir. Eğitim; bireyin kişiliğini kazanması yanında; akılcı, bilimsel ve özgür düşünebilme yetisi edinmesinde belirleyici rol oynamaktadır.
Bir ülkenin kalkınması ekonomik, eğitsel, kültürel, sosyal ve politik etkenlere bağlıdır. Kalkınmada gerekli olan iş gücü eğitimle sağlanır. Türk eğitim sisteminin son 15 yılında insanımızın yaşam kalitesinin yükseltilmesine yönelik birçok çalışma yapılmış, buna bağlı olarak da eğitim alanında da toplumsal duyarlılık ve beklentiler artmıştır. Bunun için eğitimin en çok tartışıldığı ve beraberinde eleştirildiği bir dönemi yaşamaktayız. Bu tartışma ve eleştirilerin Türk eğitim sistemine olumlu katkılar sağlayacağı bilinen bir gerçektir.

Son 15 Yılda Eğitim Alanındaki Gelişmeler
Bütün eleştirilere rağmen son 15 yılda eğitimde özellikle fiziki altyapı ve teknolojide “sessiz devrim” gerçekleştirildiği görülmektedir. Bu dönem eğitim alanında Cumhuriyet tarihinin en önemli adımlarının atıldığı ve 21. yüzyıl gereklerine uygun bir eğitim sisteminin örgütlenmeden, içeriğe ve yönteme kadar baştan aşağı yenilenme çabası içinde olunmuş nicel anlamda eğitim kabuk değiştirerek çağın standartlarına uygun hale getirilmiştir. Bu dönemde ki gelişmeleri 10 başlık altında toplayabiliriz

1.Eğitim Bütçesi
a.Cumhuriyet tarihi boyunca ilk kez merkezi yönetim bütçesinden en yüksek pay eğitim alanına ayrılmaya başlandı.
b.Toplam eğitim bütçemiz 2002 yılında 9,3 milyar TL iken 2018 yılında bu rakam %400’ den fazla arttırılarak tam 134,7 milyar TL’ye ulaştı.
c.Yüksek öğrenime ayrılan bütçe 2,5 milyar TL iken 2018 yılında bu rakam 15 kattan fazla arttırılarak tam 42 milyar TL’ye ulaştı.
d.Ar-ge yatırımlarına ayrılan bütçe 57 milyon TL iken 2018 yılında bu rakam %500’ den fazla arttırılarak tam 2,8 milyar TL’ye ulaştı.

2.Okul-Derslik Sayısı
a.Toplam okul sayısı 2002 yılında 43.000 iken 2018 yılın da %50 arttırılarak 65.000’ne çıkarıldı.
b.Derslik sayısı 2002 yılında 347.000 iken 2018 yılında %50 arttırılarak 680.000’e çıkarıldı.
c.İlköğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısı 2002’de 36 iken 2018 yılında 24’e düşürüldü.
d.Ortaöğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısı 2002’de 30 iken 2018 yılında 23’e düşürüldü.
e.Okullardaki spor alanlarının ve laboratuvarın sayısı iki kat arttırıldı.

3.Öğretmen İstihdamı
a.Son 15 yılda 600.000 öğretmen ataması yapılarak okullarda ki öğretmen sayısı neredeyse 3’e katlandı.
b.Öğretmen başına öğrenci sayısı 15 yıl içinde ortalama 21’den 15’e düşürüldü.

4.Ders Kitapları
a.Ders kitapları okullarda ücretsiz olarak dağıtılmaya başlandı.
5.Okullaşma Oranları
a.Son 15 yıl içinde okullaşma oranlarında büyük artışlar sağlandı. Genel olarak öğrenci sayısı %50 artarak 13 milyondan 18 milyona ulaştı.
b.Okul öncesi okullaşma oranı 2002 yılında %11 iken 2018 yılında %67’e yükseldi.
c.İlköğretimde okullaşma oranı 2002 yılında %90 iken 2018 yılında %96’a yükseldi.
d.Ortaöğretimde okullaşma oranı 2002 yılında %50 iken 2018 yılında %83’e yükseldi.
e.Kız çocuklarının okullaşma oranı 2002 yılında %66 iken 2018 yılında %90’a yükseldi.

6.Üniversite Eğitimi
a.Üniversitede okullaşma oranı 2 kat arttırılarak %20’den %40’a çıkarıldı.
b.Üniversitelerin sayısı 2,5 kat arttırılarak 73’den 181’e çıkarıldı.
c.Üniversitede okuyan öğrenci sayısı 4 kat artarak 2 milyondan 8 milyona çıktı.

7.Engellilere Yönelik Eğitim8.Yurt dışında Eğitim Gören Y. Lisans ve Doktora Öğrencileri İçin Burs Programı
a.Eğitimde engeller kaldırılarak ilk ve ortaöğretimde öğrenim gören engelli öğrenci sayısı 15 kat arttırıldı ve 24.000’den 360.000’e çıkarıldı.
b.Eğitime ulaşmada zorluk çeken öğrencilere yönelik taşıma hizmeti de 15 kat arttırıldı ve 7.000’den 100.000’e çıkarıldı.
c.Özel eğitim merkezlerine devam eden öğrencilerin tüm masrafları devlet tarafından karşılanmaya başlandı. d. 1929-2001 yılları arasında 9496 öğrenciye yurtdışında y.lisans ve doktora eğitimi görmesi için burs verilirken, 2002-2018 yılları arasında bu sayı 9231 olmuştur.

9.Meslek Lisesi Eğitiminde Atılan Adımlar10.Anti demokratik uygulamalar eğitim sisteminden çıkarıldı, özgürlük alanları genişletildi
a.2002 yılında meslek lisesi sayısı 2000 iken 2018 yılında %80 artarak 3600’a çıkarılmıştır.
b.Meslek lisesine devam eden öğrenci sayısı 2002 yılında 822.000 iken %100 artarak 1.700.000’e çıkmıştır.
c. Meslekî eğitime ayrılan bütçe 2002 yılında 743 milyon TL iken %1600 arttırılarak 12,5 milyar TL’ye ulaştı.

Kamu–Özel Sektör ve Eğitim

Eğitime milli bir mesele olarak bakıyorsak bu alanda devlet-millet bütünleşmesini de sağlamamız gerekiyor. Bunu hem eğitimin içeriğinde sağlamamız gerekiyor hem de fiziki yatırımlar alanında yapmalıyız. Bu alanda 2013 yılından itibaren ciddi adımlar atılmış 2013 ler de %3 ler seviyesinde olan Özel okul oranı 2018 lere geldiğinde %18 lere ulaşmıştır. bu eğitim camiası açısından sevindirici bir gelişmedir. Ancak özel okul alanın sağlıklı işlemesi ve beklenen katkıyı doğru bir şekilde verebilmesi için de devletin piyasa düzenleme, etkin denetim, etkin işbirliği, gerekli destek ve teşvik görevlerini de yerine getirmesi gerekiyor.
Yeni eğitim anlayışımızda bireylere bilgiler öğretme, öğrettiği bilgileri kullanma, bunları yaşama aktarma ve yeni durumlara uyum sağlayarak bilgiyi üretime dönüştürmek hedef olarak ele alınmalıdır. Bunun için okul çeşitliliği acilen ortadan kaldırılmalı, mesleki eğitim, bu işin çıktısını kullanan sanayi ve ticaret odalarıyla uygulama ağırlıklı olarak planlanmalı, fen liseleri bilim insanı yetiştirmeye yönelik yeniden tasarlanmalı, sayıları yeniden gözden geçirilmelidir. Çünkü bizim düşünen, akleden, üreten ve girişimci insanlara çok ihtiyacımız var.
Eğitimde kamu–özel sektör işbirliği eğitim ve iş dünyası arasındaki işbirliğine, dayanışmaya, görev ve sorumluluk paylaşımına dayanmaktadır. Kamu-özel sektör işbirliği ile yeniden yapılandırılan meslekî eğitim (meslek liseleri değil) hem ülkenin ekonomik kalkınmasında önemli bir motor görevi görecek hem de genç işsizliğin azaltılmasında önemli bir rol üstlenecektir. Meslek lisesi değil artık meslekî eğitimi yeniden yapılandırarak özel sektörün talep ve ihtiyaçlarına göre (çünkü meslekî eğitim doğrudan özel sektöre eleman yetiştirmektedir) yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Sürecin temel aktörleri, Milli Eğitim Bakanlığı ile Ticaret ve Sanayi Odaları ve firmalardır. Bu işbirliğinde, eğitimin pratik ayağı (3-4 gün) firmalarda, teorik ayağı ise (1-2 gün) meslek okullarında sürdürülmektedir.

Eğitim ve Planlama
Eğitim, nicelik anlamında ciddi atılımların yapıldığı bu dönemin ardından artık niteliğe ve eğitim kalitesini arttırmaya yönelmenin zamanı geldi Artık bugün eğitim, okulda öğrenilmesi gereken tüm derslerin ve öğretmen etkilerinin toplamından çok daha fazlası: Müzik, sanat, felsefenin yanı sıra kültür okuryazarlığı, çevresinin farkında olmayı öğrenmek; insanı tanıyıp yorumlayabilmek; küreselleşme, insan hakları, etik ve hukukun üstünlüğü konularında öğrencileri yetişkin hayatına hazırlamak olmalıdır. Öğrenmeyi teşvik edecek fiziksel şartlar, kurallar, roller ve ilişkiler bütünüyle birlikte okulun iklimi, değerleri ve vizyonu iyi bir eğitimin en önemli unsurları olarak da karşımıza çıkıyor.
Bir millet varlığını sürdürmek istiyorsa, milli ve yerli unsurlarla özgür bir şekilde yaşayacaksa, onu oluşturan bireylerin üretime endeksli kılınması gerekiyor. Özgür düşünce ve en önemlisi de bireylerin farklı yapılarının kabul edilmesi gerekir. Algı, dikkat, bellek, muhakeme etme, hayal kurma, sorun çözme, ilişkilendirme, soyut düşünebilme gibi… Bunlar önemli olduğuna göre nasıl geliştirilebilir? Bunların bireydeki farklılıkları nasıldır ve hangi boyuttadır? Bunlar nasıl bir ortamda gelişir? Bilgi aktarımı-tekrarıyla mı? Düşünce işlenerek mi? Araştırma yaptırarak mı? Problem üreterek mi? Yoksa bilinen problemleri bildik yoldan çözerek mi?
Her şeyden önce eğitimi kazananların ve kaybedenlerin olduğu bir yapı olmaktan çıkarmalıyız. Eğitim, çocukların ilgi ve yeteneklerini keşfeden, insan olmaya dair duyguların içselleştirmesini sağlayan, her insanın bir değer olduğu inancıyla yaşam akışı içerisinde insanlığa eserler veren, girişimci, üretken, kendisiyle barışık estetik duygusunu kazanmış, kendini keşfetmiş mutlu bireyler ve toplumlar yetiştirmelidir. Onun için Okullarımız, öğrenciler için gerçek yaşamın kendisini yansıtan, yapay “sınıf” duvarları arasına hapsetmiş değil, gerçek yaşamla iç içe olan mekanlar olmalıdır. Böyle olursa çocuklarımızda “Öğrenme enerjisi” harekete geçer, Öğrencinin ilgi alanına hitap edilir ve Merakının uyandırılması sağlanır.
Yukarıda ifade ettiklerimizi yapabilirsek, yenilikler bulan, üreten, ürettiğinden ve başarıdan zevk alan aynı zamanda da eksikliklerimizi ve yanlışlıklarımızı görme fırsatı bulacağız. Sonuç olarak; 21. yüzyıl insanının son düşünen insanlar olabileceği, beyin okumalarının yapıldığı, dünyanın tek ortak dile döneceği, rüyaların kendilerine gösterilebileceği düşünüldüğünde bilginin üretilmesi, kullanılması ve aktarılmasına yönelik her alanda (sosyal, siyasal, ekonomik vb.) değişmelerin yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Bunun için dünyada rekabet edecek ve çocuklarımızı mutlu kılacak bir eğitim sistemini inşa etmek zorundayız. Bugün önemli görülen bilgilerin yarın hiçbir anlam taşımayacağı düşünüldüğünde tek çare olarak gençlerimizin nasıl düşünmesi gerektiği ve değişimler karşısında nasıl hareket etmesi gerektiğini öğreterek geleceğe hazırlamak zorundayız.

15. YIL MESAJI
ARTI EĞİTİM KALICI BAŞARIYI SAĞLADI

15. Yılını kutlayan artı eğitim dergisine teşekkür ediyorum. Var olduğu günden bugüne kadar eğitimin gündemini magazinleştirmeden, herhangi bir ideolojik kampa dahil olmadan sadece eğitim mecrasında kalarak tüm eğitimcilerin ve kamuoyunun gündemine getirmeyi sağlamış bir sektör dergisi olmayı başarmış ve bu başarıyı da kalıcı kılmıştır. Son 15 yılda eğitim alanında hangi gelişme olduysa bunu ilk önce artı eğitim dergisinden öğrendik ve orada tartıştık tartışmaya da devam ediyoruz. Bu tür çalışmaların hiç de kolay olmadığının hepimiz farkındayız artı eğitim ailesini 15 yıldır bir arada tutan Başta Cem Kaçmaz olmak üzere tüm çalışanlara teşekkür ederim inşallah nice 15 yılları birlikte kutlarız…

Ankara’da bulunan Özel Öğretim Kurumlarının katılımıyla her ay geleneksel olarak düzenlenen, Özel Öğretim Kurumları yemeği, Muradiye Eğitim Kurumlarına bağlı Eryaman Sevgi Koleji ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Toplantıya; Özel Öğretim Genel Müdürü Muammer Yıldız, Okullar Daire Başkanı Murat Adalı, Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Meclis Başkan Yardımcısı Vecdet Fehmi Şendil, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz ile ATO Meclis Üyesi Abidin Memili misafir olarak teşrif etti.

Yoğun katılımla gerçekleşen Özel Öğretim Kurumları yemeğinde, özel öğretim kurumlarının mevcut durumları analiz edildi, sektördeki mevcut sorunlar ve çözümleri konuşuldu. Özel eğitim kurumlarının bugünü ve geleceği ele alındı.

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında sınavla öğrenci alacak ortaöğretim kurumlarına ilişkin merkezi sınav tarihi, 7 Haziran 2020 olarak belirlendi.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, sınavla öğrenci alacak ortaöğretim kurumlarına ilişkin iki oturum olarak düzenlenen sınavda soru sayısı, ders dağılımları ve sınav süresinde değişiklik yapılmadı.

Sınavda, 8’inci sınıf öğretim programları esas alınacak. Aynı gün yapılacak ve iki bölüm halinde uygulanacak sınavda çoktan seçmeli 90 soru sorulacak. Birinci bölüm, 50 soruluk sözel alandan oluşacak ve süresi 75 dakika, ikinci bölüm ise 40 soruluk sayısal alandan oluşacak ve süresi 80 dakika olacak. 

Örnek soru kitapçığı her ay yayımlanacak

MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 2019 yılında öğrencilere yardımcı olmak için örnek soru kitapçıkları yayımlamıştı. 

Öğrenci, veliler ve okullar tarafından memnuniyetle karşılanan bu yeni uygulamaya, MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü bu yıl da her ay örnek soru kitapçığı yayımlayarak devam edecek.

Kaynak: AA

Özel Öğretim Derneği (ÖZDER) Konya Şubesi Olağan 2. Kongresi Özel Gençlik İlkokulu / Ortaokulu toplantı salonunda yapıldı.

Kongreye ÖZDER Genel Başkan yardımcısı Ömer Günaydın, sivil toplum örgütü başkanları, özel okul kurucu temsilcileri katılarak büyük ilgi gösterdiler. Genel Kurulda Divan Başkanlığına Ömer Faruk İyibildiren, Hasan Cahit Koç ve İlhan Yılmaz seçildi.  Büyük coşkuyla geçen kongrede açılış konuşmasını yapan ÖZDER Konya Şubesi Başkanı Barış Çağlayan Çakır, Türkiye deki Özel öğretimin tarihi süreci ile ilgili bildirimde bulunarak, Konya’daki özel okulların dünden bugüne yaptığı çalışmalarla ilgili bilgilendirmelerde bulunarak, “ÖZDER yönetimindeki arkadaşlar ile 20 yılı aşkın süredir bir tanışıklığımız ve çalışmalarımız var. Bütün arkadaşlarımız tüm çalışmalarda gerekli desteği verdiler vermeye devam edeceklerine inanıyorum. Tüm arkadaşlarıma destekleri için teşekkür ediyoruz. ÖZDER’in Erdemli rekabet ilkesinden yola çıkarak kaliteli bir rekabet ortamı oluşturuldu. Sıkıntılarımızda birbirimizi arayarak değerlendirme yaptık. Son yıllarda yaşanılan kontenjan sıkıntısı ile karşı karşıyayız. Kontenjanlardaki boşluk oranlarının 4 yıl öncesine dönme durumu ile karşı karşıyayız. Özel okullarda yaşanılan kapanmalarda yine derneklerin bir araya gelmesi bu olumsuz örneklere karşı gerekli uyarıların yapılması derneğimizin önemli sorumluluklarından biri olarak düşünüyorum. Özverili rekabetin artması, dernekleşmenin artması, kamuoyundaki yanlış önyargıların önlenmesinde önemli olduğunu düşünüyorum. Beraber 3 yıl boyunca çalıştığımız tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. Kongremizin hayırlı olmasını diliyorum. Saygılar sunuyorum”  dedi

ÖZDER Genel Başkan Yardımcısı Ömer Günaydın, Derneğin kuruluş süreci, bugüne kadar yapılan çalışmalar konusunda bilgilendirmelerde bulundu.

Seçim sonrası teşekkür konuşması için kürsüye gelen ÖZDER Konya Şubesi yeni Başkanı Gürkan Gülcemal, yaptığı konuşmada,“Samimiyet eksenli, birbirimizle görüş alışverişinde bulunacağız. ÖZDER’in özdeğer olarak olması gerektiğine inanıyorum. ÖZDER, eğitimin, insanlar ve toplumlar için can alıcı bir unsur olduğunun farkında olarak kurumlarımızın lehine olan her şeyin savunucusu olacaktır. ÖZDER, kendine bağlı kurumların hak ve hukukunu korumanın yanında Eğitim alanında yapılan tüm değişim ve yenilikler için danışmanlık, rehberlik ve öncülük yapmaktadır ve yapmaya devam edecektir. ÖZDER, tüm bunları sizlerin destek ve katkısı ile yapacaktır. Arkadaşlar, derneğimizin Konya Şubesi yeni yönetimini bu misyona uygun olarak Özel okullarımız arasında Anaokulu, İlkokul, Ortaokul, Temel lise, Anadolu ve Fen lisesi olarak Konya ya yıllardır hizmet etmekte olan arkadaşlarımızı aldık ve derneğimizi bu zengin birikim ve tecrübeyle büyüteceğiz. Hepinizin bu çıktığımız yolda bizleri yalnız bırakmayacağınıza güveniyor katılım ve desteğiniz için şahsım ve yeni yönetim adına teşekkür ediyorum” dedi. Dilek ve temenniler sonrası Akşam yemeği ile kongre sona erdi. 

Yönetim kurulu asil liste;
Yönetim Kurulu Başkanı: Gürkan Gülcemal

Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı: Cemil Erdem Hasan

Genel Sekreter: Cahit Koç

Muhasip: Said Turgut

Yönetim Kurulu Üyesi: Ömer Faruk İyibildiren

Yönetim Kurulu Yedek Liste;
Barış Çağlayan Çakır,

Abdullah Şafak,

Abdullah Türkyılmaz,

Mevlüt Aydoğmuş,

Özcan Dalgıç

Denetim Kurulu Asil Liste;
Mustafa Kamer,

İlhan Yıldırım,

Mustafa Yıldırım

Denetim Kurulu Yedek  Liste;
İlhan Post,

Aliye Duman,

Muhammed Akseki

Liselerde yeni eğitim sistemi nasıl olacak? Sınıfta Kalma konusunda yeni sistemi Mİlli Eğitim Bakanı Selçuk açıkladı!

Ortaöğretimde sınıf geçme sistemi tamamen değişiyor. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre öğrencileri ve velileri yakından ilgilendiren düzenleme önümüzdeki dönem yürürlüğe giriyor. Ziya Selçuk, sınıf geçme yönetmeliği ile ilgili bir durumun söz konusu olduğunu belirterek, “4+4+4 başladığı yıl ilkokula başlayan çocuklar, 2020-2021 eğitim yılında lise 1’e başlayacak. Bizim çağ nüfusumuz normalde 1 milyon 200 bin civarındayken o sene 1 milyon 800 bin küsur olacak. Önümüzdeki yıl bizim fiziksel altyapıyı kurmamız, öğretmen ihtiyaçlarımızı sağlamamız, dersliklerin, laboratuvarların düzenlemesini yapmamız gerekecek.” ifadelerini kullandı.

BAKAN SELÇUK’UN AÇIKLAMALARI

Ortaöğretimde sınıf geçme yönetmeliğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Milli Eğitim Bakanı Selçuk, şu bilgileri verdi: “2020-2021 yılında yeni sistemle beraber ortaöğretimde sınıf geçme yönetmeliğinde sınıfta kalmaya ilişkin, tüm düzenlemeler hazırlandı, 2020- 2021 yılından itibaren uygulayacağız. Bununla ilgili de kararımızı aldık. Bu yönetmelik henüz okullar yeni başladığı için şu an ilan edilmiyor. Bugünkü ihtiyaçlarımıza ilişkin olarak mevcut Orta Öğretim Yönetmeliği bugün çıktı ama 2020-2021 yılının ihtiyaçlarına ilişkin de sadece sınıf geçme kısmıyla ilgili bir yönetmelik değişikliği yapacağız. Neyi yapacağımıza ilişkin de hemen hemen bütün illerimizde çalıştaylar yaptık. Bütün illerimizden davetler oldu öğretmenlerimize, yöneticilerimize, ‘Siz sınıfta ne sorun yaşıyorsunuz, ne yapalım’ şeklinde, bununla ilgili de çok işlevsel sonuçlar çıktı. 2020-2021’de de inşallah bunu uygulayacağız.” “Artık 6 zayıfla geçmek olmayacak” dedi. Peki, 2019 sınıf geçme yönetmeliği nasıl olacak? Ortaöğretim, lise sınıf geçme yönetmeliği ne zaman değişecek? İşte haberimizin ayrıntıları…

SINIF GEÇME YÖNETMELİĞİ DEĞİŞİYOR MU?

Bakan Selçuk sistemin değişeceğinin sinyallerini vererek, “Temelde sınıf geçmek eğer çok kolay olursa, dört işlem bilmeden lise bitirilebilir. Böylelikle giderek ülkenin öğretimsel düzeyi düşmeye başlar. Üniversite sınavlarında da yapılan net sayıları azalır. Bir öğrenci belirli derslerden yüksek not alarak, hiç öğrenmediği derslerden geçiyorsa, diyelim ki 6 tane zayıfı var ve geçiyorsa, bunu problem olarak görmememiz bir problem. Çocukların derslerini belli bir düzeyde öğrenene kadar onlarla muhatap olması lazım. Yani ben ortalamamamı tutturdum ve dolayısıyla geçiyorum gibi bir kolaylığı bundan sonra çok fazla gündemde tutmamak istiyoruz. Bunun çalışmalarını yapıyoruz. Öğrenci sınıfta kafasını sıranın üstüne koysa ve ‘Ben zaten geçeceğim, öğretmenim sen işine bak’ derse. Biz öğretmenin sınıftaki gücünü, itibarını da dikkate almak zorundayız. Ayrıca öğrenci başta geçmeyi garantilediyse orada bir öğrenme atmosferi oluşmuyor.” Dedi.

DERS SAYISI KAÇ OLACAK?

Ders sayıları azalıyor. 9’uncu sınıflarda 15-16 dersten söz ederken, sekiz dersten söz ediyoruz. 10’uncu sınıflarda 10 ders olacak.

Anne babalar da soruyor. Çocuklar sabahtan akşama kadar soru soruyor peki günlük yaşamda sorunlarla karşılacına neden şaşırıp kalıyorlar. Çocuklarımız belirli şablonlara uygun olarak ezbere dayalı olarak soruları çözebilir. Gençlerin bu soruları çözerken anlamının ne olduğunu, niçin o şekilde olduğunu anlamaları gerekiyor. Soru çözmek ile sorun çözmeyi ayırarak işe başlamalıyız. Peki bu çocuklar sosyal duygusal becerileri nasıl elde edecekler, bunun için ne planlanıyor?

YENİ EĞİTİM SİSTEMİNDE TATİL NASIL OLACAK?

Milli Eğitim Bakanlığı, tatil ve okul zamanlarının daha dengeli ve verimli hale getirilmesi için yeni bir eğitim-öğretim çalışma takvimi modeli hazırladı. 13 haftalık yaz tatili süresi, öğrencilerin öğrenme motivasyonlarını kaybedecek kadar okuldan uzaklaşmamaları için 11 hafta olarak düzenlendi.

Yaz tatilinden alınan 2 hafta ise nisan ve kasım aylarında birer haftalık ara tatil olarak verilecek. Yeni modele göre artık okullar bir hafta erken açılacak, bir hafta daha geç kapanacak. Ancak bu durum toplam tatil süresini kısaltmayacak.

Takvime göre, 2019-2020 eğitim öğretim yılı bir hafta öne çekilerek 9 Eylül 2019’da başlayacak.

18-22 Kasım 2019’da ilk ara tatil yapılacak (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün) Yarıyıl tatili 20-31 Ocak 2020 tarihleri arasında olacak (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 16 gün) İkinci yarıyıl eğitim-öğretim dönemi 3 Şubat 2020’de başlayacak.

6-10 Nisan 2020 tarihleri arasında ikinci ara tatil verilecek (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün) 13 Nisan’da başlayacak ikinci dönemin ikinci yarısı ise 19 Haziran’da tamamlanarak 11 haftalık yaz tatiline girilecek.

Yeni çalışma takvimi ile öğrenciler, ara tatillerde dinlenme fırsatı elde etmenin yanında, öğrendiklerini kontrol edecek ve öğrenmelerini derinleştirecek. Ara tatiller öğrencilerin olası öğrenme eksikliklerinin derinleşmeden ve yeni konular eklenmeden telafi edilebilmesi için uygun bir zaman olarak planlandı.

Öğretmenlerin tatil takviminde ise değişiklik olmayacak. Sadece eğitim yılı kapanışı ve açılışındaki seminer dönemlerinin birer haftası yıl içerisine alınacak.

YENİ EĞİTİM TAKVİMİ NASIL OLACAK?

Yeni modele göre artık okullar bir hafta erken açılacak, bir hafta daha geç kapanacak. Ancak bu durum toplam tatil süresini kısaltmayacak

– 2019-2020 eğitim öğretim yılı 9 Eylül 2019’da başlayacak.

– 18-22 Kasım 2019’da ilk ara tatil yapılacak. (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün)

– 25 Kasım’dan 17 Ocak’a kadar birinci dönem devam edecek.

– Yarıyıl tatili 20-31 Ocak 2020 tarihleri arasında olacak. (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 16 gün)

– İkinci yarıyıl eğitim-öğretim dönemi 3 Şubat 2020’de başlayacak.

– 06-10 Nisan 2020 tarihleri arasında ikinci ara tatil verilecek. (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün)

– 13 Nisan’da başlayacak ikinci dönemin ikinci yarısı 19 Haziran’da tamamlanarak 11 haftalık yaz tatiline girilecek.

“HER ŞEYİ BİLEREK YAPIYORUZ”

‘Eğitim sistemi neden değişmiyor, değişince neden değişiyor?’ soruları ortaya çıkıyor. Hangi şeyi neden yaptığımızı bilerek yapıyoruz ve bu bizi güçlendiriyor. Deniliyor ki ‘Neden hemen yapılmıyor?’ Yapmayız. Öğretmen eğitimleri olmadan bu olmaz.

Çocukların sistem kavramını öğrenmesini çok istiyoruz. Çocuğun etrafında gördüğü her şeyin bir sistemle ilgili olduğunu kavraması lazım. Başka önemli bir şey de ‘Bilgi kuramı.’

Biz bu sistemi çok yüksek bir katılımla hazırladık. Öğretmenlere, öğrencilere, uzmanlara sorduk ve aylarca çalıştık. Bunu bir ders çizelgesi olarak yorumlamak yanlış olur. ‘Çizelgeye bakıp bunlar var, bunlar yok demek’ olmaz.

9-11. sınıflarda haziranda sunum, değerlendirme çalışması olacak. 12. sınıfta haftalık akademik ders saati 24 olacak.

Kaynak : www.kamupersoneli.net